KKTC Güzelyurt Belediyesi

2007/105 karar no 07/11/2007 karar tarihi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güzelyurt Belediyesi ile kardeş şehir ilişkisi kurulmuştur.

2007/105 karar no 07/11/2007 karar tarihi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güzelyurt Belediyesi ile kardeş şehir ilişkisi kurulmuştur. Güzelyurt Kaymakamlığı önüde yer alan Atatürk Anıtı, 1973 yılında Öğretmen Feriha Coşkun’un büyük çabası ve girişimleri ile Nazilli’de yapıldı. Anıtın Cumhuriyetin 50. yılı olan 29 Ekim 1973 tarihinde açılışı hedeflenmekte idi. Ancak Anıtın yapımı ve Kıbrıs’a getirilmesinde yaşanan gecikmelerden ötürü belirlenen tarihte anıtın açılışı yapılamadı. 1974 yılında adaya getirilen anıt Baf’ta hazırlanan kaydesi üzerine kondu. 30 Ağustos 1974 tarihinde açılması gereken anıt 20 Temmuz 1974 de gerçekleşen Barış Harekatı nedeni ile gerçekleşemedi. Barış harekatından sonra yapılan nüfus mübadelesi ile Baf’ta yaşanan Türkler Güzelyurt’a yerleşti. Atatürk Anıtı’nın Türk tarafına getirilmesi için yapılan girişimler sonucunda Güzelyurt’ta bulunan Rumlara ait bir heyeti Rum tarafına göndererek bunun karşılığında Baf’da bulunan Atatürk heykeli Lefkoşa Türk bölgesine getirildi. Güzelyurt’taki bu günkü yerinde hazırlanan kaydesi üzerine konan Atatürk heykeli günümüzde tören alanı olarak kullanılmaktadır. 1999 yazında kayde ve çevresinde yapılan düzenleme ile Atatürk Anıtı’na yeni bir çehre kazandırılmıştır. St. Mamas Kilisesi Orjinal kilise Bizans olup muhtelif devirlerde yenilenmiş ve Orta Çağ'da Gotik stilde hatırı sayılır derecede önemli bir yapı yapılmıştır. Bu tekrardan 1725 tarihinde, yani Osmanlı döneminde tamamıyle yeniden yapılmış ve büyük merkezi kubbe bu devirde ilave edilmiştir. Gotik binadan bir kısım mimari detay koruna bilmiştir, bunlar : Kuzey ve Güney'deki giriş kısımları; sahen sütunları; batı penceresindeki iki mermer sütun ve azizin tahtiminin bulunduğu kemerli kısım. Bütün bunlar 15.yüzyıldan ve flamboyant stilindedir. İkonastasis iki devrin ve stilin karışımıdır. İkonastasis'te yer alan Gotik başlıklı dört(4) mermer sütun ve mermer paneller 1500 tarihindendir. Bu paneller Venediklilerin adada mevcut olan en güzel küçük sanat örnkleri olup üzüm ve meşe motifleri ile yüksek kabartma şeklinde dekore edilmiş ve köşelere Venedik armaları yerleştirilmiştir. İkonastasis'in ahşap işçiliği, koyu mavi ve altın renkli boyası ile 16.yy'ın muhteşem bir örneğidir. İkonastasis'in solundaki kutsal girişte yer alan iki kapı ile altar üzerindeki boyalı gölgelik de aynı devirdendir. Azizin Bizans devreinden olan mermer lahdi bir kemer altında ve duvar içerisinde yerleştirilmiş olup içeriden ve dışarıdan görülebilmektedir. Batı kapısı üzerinde yer alan yazılarda, Fransız konsülü M. Porey'in 1738 yılında ve Moskova'dan bir zatın 1753 yılında yapmış olduğu ziyanetler yayılıdır. Manastır binası 1779 yılında yapılmış olup bir kısım sütunlar ve başlıklar eski kiliseden alınmıştır. Aziz Mamas Kıbrıs'ın en tanınmış azizlerinden biri olup ikonlarda arslana binili ve kollarında kuzu ile tasvir edilir. Yerel efsaneye göre St. Mamas Güzelyurt yakınlarındaki bir mağrada yaşayan fakir biriymiş. Devrin Bizanslı dükü yayımladığı bildiride herkesin vergi ödemesini istemiş ve Mamas sosyal yaşam içerisinde yer almadığı için bunu kabul etmemiş. Bunu duyan dük azizin tutuklanıp cezalandırılmasını ister. Askerler, Aziz Maması tutuklayıp Lefkoşa'ya doğru ormanda ilerlerken aniden karşılarına, o güne kadar Kıbrıs'ta hiç görülmeyen bir arslan çıkar ve önde giden kuzuyu parçalamak ister. Azizin elini kaldırması ile arslan sakinleşir ve aziz kuzuyu koluna alarak bir katır gibi arslanın sırtına binerek dükün huzuruna böyle çıkar. Dük gördükleri karşısında şaşırır ve Aziz Mamas'ı ömür boyu vergiden muaf tutar.

Döküman Galeri